Rekabet artık ağlar arasında
Bugün rekabeti doğru ortakları en hızlı bir araya getiren kazanıyor. TCM'i neden üreticileri, yetenekleri ve pazarları buluşturan bir ağ olarak kurduğumuzu anlatıyoruz.

Bir ürünün yolculuğunu düşünün. İplik bir ülkede eğrilir, kumaş başka bir ülkede dokunup boyanır, fermuar üçüncü bir ülkeden gelir, dikim dördüncüsünde yapılır. Kampanya görseli bir stüdyoda, satış başka bir kıtada gerçekleşir. Bu zincirin hiçbir halkası tek bir şirkete ait olmak zorunda değil. Ama birinin bu halkaları doğru sırayla, doğru kalitede ve doğru zamanda bir araya getirmesi gerekiyor.
TCM'i bu işi yapmak için kuruyoruz.
Ağ orkestrasyonu
Bu modelin adı ağ orkestrasyonu. Orkestratör, bağımsız üreticilerden ve uzmanlardan oluşan geniş bir ağı her müşteri için yeniden düzenler. Her sipariş için ağın içinden en uygun ortaklar seçilir, iş parçalara ayrılır, kalite ve teslim takibi tek elden yapılır. Sipariş bittiğinde ağ dağılmaz; bir sonraki iş için yeniden kurulur.
Bir orkestrada şef çalgı çalmaz. Ama hangi çalgının ne zaman gireceğine o karar verir ve eseri bütün yapan da bu uyumdur.
Rekabet artık tedarik ağları arasında.
Türkiye neden bu modele uygun?
Türkiye'nin elinde orkestrasyon için gereken çalgıların çoğu zaten var: tekstil ve hazır giyim, gıda ve tarım, doğal taş, endüstriyel makine. Avrupa'ya yakınlık, hızlı numune, küçük ve esnek üretim kapasitesi. Eksik olan parça çoğu zaman üretim değil, bu üretimi yurt dışındaki bir markanın ihtiyacına göre düzenleyen ve sonuna kadar takip eden yapı.
Anadolu'da bir atölye çok iyi dikim yapar ama yurt dışındaki bir markanın dilini bilmeyebilir. Yurt dışındaki bir marka Türkiye'den üretim ister ama hangi üreticiye güveneceğini bilmez. Aradaki köprü ne kadar güçlüyse, iki tarafın kazancı da o kadar büyür.
İki yönlü bir ağ
Ağımız iki yöne çalışıyor:
- Dışarıdan içeriye: Türkiye'den üretim arayan yabancı markalar için doğru üreticiyi buluyor, numune, kalite ve teslim sürecini yönetiyoruz.
- İçeriden dışarıya: Üretim gücü olan Türk şirketlerinin ürününü markaya çeviriyor, bu markayı yurt dışındaki kanala taşıyoruz.
Bu iki yön birbirini besliyor. Yabancı markalar için kurduğumuz üretici ilişkileri, Türk markalarının ürün geliştirmesinde işe yarıyor. Türk markaları için açtığımız kanallar, ağdaki üreticilere yeni siparişler getiriyor.
Kolektif çalışmak
Bir ağ orkestratörünün en önemli yeteneği her şeyi kendisi yapmak değil, doğru ortakla çalışmayı bilmek. TCM'in işleri buna örnek: LOFT için kampanya görsellerini yapay zekâ ile hazırladık. Fenice Grande ile çalıştık. Dr. Cerci'de zeytinyağının marka yönetimini ve ticarileşmesini yürütüyoruz. Bebek tekstili için Avrupa pazarı yol haritası, doğal taş için B2B marka stratejisi, tarım makineleri için ihracat odaklı pazarlama sistemi hazırladık. Sektörler farklı, mantık aynı: doğru parçaları bir araya getirmek.

Birlikte kazanmak
Orkestrasyon modelinin bir sonucu da ilişkinin süresi. İş bir teslimle bitmiyor; zincir kurulduktan sonra da yanınızda kalıyoruz. Uygun projelerde kazancımızı sizin satış sonuçlarınıza bağlıyoruz. Bu yüzden sizin kazanmanız, bizim kazanmamızın ön şartı.
Hedefimiz Türkiye'yi merkeze alan ve dünya pazarlarına uzanan bir tedarik ve marka ağı kurmak. Her yeni üretici, her yeni marka ve her yeni pazar bu ağı biraz daha güçlü yapıyor.
Ürününüz var, markanız henüz yok mu?
İlk görüşmede fırsatın büyüklüğüne birlikte bakıyoruz. Kendi başınıza ilerlemek isterseniz Akademi'deki Fasondan Markaya programı aynı adımları sizinle yürütür.


