Sınırlı süre TCM Üyelik ilk yıl ₺1.490 ₺990 →
Üye ol Bir fırsat konuşalım
Dergi · Markalaşma18 Ekim 20267 dk okuma

Fason üretimin görünmeyen tavanı

Kapasiteniz büyüyebilir, siparişiniz artabilir. Ama fiyatı başkası belirlediği sürece kâr marjınızın bir tavanı vardır. Marka o tavanı kaldırmanın yoludur.

Yazan: TCM Global
Duvara asılmış koleksiyon panosu, masada kumaş parçaları ve makas
Koleksiyon panosu ve kumaş çalışması

Denizli'de, Uşak'ta, Bursa'da, Gaziantep'te dünyanın en iyi markalarına üretim yapan fabrikalar var. Makineleri yeni, ustaları deneyimli, teslim tarihleri güvenilir. Bu fabrikaların çoğu yıllardır büyüyor. Yine de sahibiyle oturup konuştuğunuzda aynı cümleyi duyarsınız: "Ciro artıyor ama elimize kalan artmıyor."

Bunun sebebi verimsizlik değil. Fason üretimin yapısında bir tavan var ve bu tavan çoğu zaman görünmüyor.

Fiyatı kim belirliyor?

Fason çalışan bir üretici, fiyatı alıcıyla pazarlık ederek belirler. Alıcının elinde ise her zaman bir alternatif vardır: başka bir fabrika, başka bir ülke, başka bir teklif. Bu yüzden pazarlığın yönü bellidir. Hammadde pahalanınca fark çoğu zaman üreticide kalır. Kur değişince alıcı yeni fiyat ister. Sipariş büyüdükçe birim fiyat düşer.

Marka sahibi ise fiyatı tüketicinin algısına göre belirler. Aynı kumaştan, aynı fabrikada dikilen bir gömlek, üzerindeki isme göre çok farklı fiyatlara satılır. Aradaki farkın tamamı markaya gider. Üretici, ürünün kendisini yapar ama ürünün değerini başkası toplar.

Fason üretici, işini iyi yaptıkça daha ucuza üretmeye zorlanır. Marka sahibi, işini iyi yaptıkça daha pahalıya satabilir.

Müşteri kimin?

Fason modelde üreticinin tek bir müşterisi vardır: alıcı firma. Ürünü kim aldı, neden aldı, tekrar alacak mı, bunların hiçbiri üreticiye ulaşmaz. Alıcı firma tedarikçisini değiştirdiğinde, fabrikanın elinde ne bir müşteri listesi kalır ne bir isim.

Marka sahibinin ise binlerce küçük müşterisi olur. Her biri tek başına küçüktür ama toplamı şirketin en değerli varlığıdır. Bir alıcı gidince şirket batmaz, çünkü hiçbir müşteri tek başına şirketin kaderini belirlemez.

Kriz geldiğinde ne olur?

Siparişler azaldığında fason üretici ilk kesilen kalemdir. Alıcı firma stoklarını eritir, yeni siparişi erteler, kalan siparişlerde indirim ister. Üreticinin elinde kapasite vardır ama satacak yeri yoktur.

Markası olan üretici aynı dönemde en azından kendi kanalını kullanabilir: kendi sitesi, kendi bayileri, kendi sadık müşterileri. Kriz onu da etkiler ama kararları kendisi verir.

Fason kötü mü?

Hayır. Fason üretim nakit akışı sağlar, kapasiteyi doldurur, ekibi eğitir ve kalite standardı kazandırır. Birçok güçlü marka fason üretimden doğdu. Sorun fasonun kendisi değil, şirketin tek gelir modelinin fason olması.

Bizim önerimiz genellikle ikisini birlikte yürütmek: fason siparişler fabrikayı döndürürken, kapasitenin küçük bir kısmı kendi markaya ayrılır. Önce tek bir ürün hattı, tek bir pazar, tek bir kanal. Marka kendi ayakları üzerinde durdukça payı büyür.

Kendinize sorun
  • En büyük alıcınız yarın gitse, ciromuzun ne kadarı kalır?
  • Ürettiğimiz ürün rafta hangi isimle ve hangi fiyatla satılıyor?
  • Son müşterimizin kim olduğunu biliyor muyuz?
  • Fiyat artışı istediğimizde pazarlık gücümüz var mı?

Nereden başlanır?

Markalaşma bir logo siparişiyle başlamaz. Önce şu soruya cevap verilir: kime, neyi, neden bizden alsın? Bu sorunun cevabı netleştiğinde isim, ambalaj, fiyat ve kanal kararları birbirine bağlanır. TCM Akademi'deki Fasondan Markaya programı tam olarak bu beş adımı, beş haftada, katılımcının kendi ürünü üzerinde çalışır.

TCM ile çalışın

Ürününüz var, markanız henüz yok mu?

İlk görüşmede fırsatın büyüklüğüne birlikte bakıyoruz. Kendi başınıza ilerlemek isterseniz Akademi'deki Fasondan Markaya programı aynı adımları sizinle yürütür.

Bir fırsat konuşalımTCM Akademi